Donald Trump, Beyaz Saray'da düzenlenen imza töreninde gazetecilerin sorularını yanıtlarken İran ile devam eden diplomatik sürece ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
İran'ın ABD karşısında önemli ölçüde güç kaybettiğini savunan Trump, ülkenin askeri kapasitesinin ciddi zarar gördüğünü öne sürdü. İran'ın donanması, hava kuvvetleri ve savunma altyapısına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Trump, Tahran yönetiminin artık eskisi kadar güçlü olmadığını iddia etti.
Trump, Hürmüz Boğazı'nın açık kalmasının ABD açısından öncelikli konular arasında olduğunu belirterek, "İki önemli sonuç elde ettik. Birincisi Hürmüz Boğazı açık ve açık kalacak. İkincisi ise İran hiçbir zaman nükleer silaha sahip olmayacak" dedi.
ABD'nin bölgedeki etkisine vurgu yapan Trump, İran'ın anlaşma şartlarına uymaması halinde yeni adımlar atabileceklerinin sinyalini verdi. Trump, "Eğer İran anlaşmanın gereklerini yerine getirmez ya da uygun davranmazsa, yapmam gerekeni yaparım" ifadelerini kullandı.
İran'a yönelik deniz ablukasının etkili bir yöntem olduğunu savunan Trump, gerekli görülmesi halinde benzer uygulamaların kısa sürede yeniden devreye alınabileceğini söyledi.
Ortadoğu'daki gelişmelere de değinen Trump, İsrail'in Lübnan'daki askeri varlığına ilişkin sorular üzerine doğrudan değerlendirme yapmaktan kaçındı. Bunun yerine yönetiminin diplomatik çabalarına dikkat çeken Trump, "Ben sorun çözen biriyim, sorunları çok hızlı çözerim" dedi.
Trump ayrıca, İsviçre'de yürütülen diplomatik temaslarda görev alan ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ile Dışişleri Bakanı Marco Rubio'yu övdü ve yönetiminin dış politika alanında güçlü bir ekipten oluştuğunu savundu.
ABD ile İran arasında son dönemde yürütülen görüşmeler sürerken, Trump'ın açıklamaları Washington'un Tahran'a yönelik sert tutumunu koruduğunu bir kez daha ortaya koydu.