11 yıldır işsiz olan üniversite mezunu: ‘‘Toplumla duygusal bağımı kopardım, fiziki bağımı da koparıp yurt dışına gitmek istiyorum’’

11+y%C4%B1ld%C4%B1r+i%C5%9Fsiz+olan+%C3%BCniversite+mezunu:+‘‘Toplumla+duygusal+ba%C4%9F%C4%B1m%C4%B1+kopard%C4%B1m,+fiziki+ba%C4%9F%C4%B1m%C4%B1+da+kopar%C4%B1p+yurt+d%C4%B1%C5%9F%C4%B1na+gitmek+istiyorum%E2%80%99%E2%80%99
ABONE OL

Aldığı eğitime uygun iş bulamayan üniversite mezunu İbrahim Kızıltoprak, işsizlik psikolojisinin kendisini yıprattığını belirterek, ‘‘Toplumla duygusal bağımı kopardım, fiziki bağımı da koparıp yurtdışına gitmek istiyorum’’ dedi. 

Serkan Akdemir / Serbest Gazeteci

[email protected]

 

Her iki gençten birinin işsiz olduğu ülkemizde, gençler umutsuz. Gelecek kaygısı yaşayan gençler umudu yurtdışında arıyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) mart ayı verilerine göre işsizlik oranı yüzde 13.1. Milyonlarca üniversite eğitimini tamamlamış genç iş arıyor. Çalışamadığı için temel ihtiyaçlarını bile karşılayamayacak duruma gelen insanlar, topluma dair aidiyet duygularını kaybederek intihar ediyor. Nisan ayında, yoksulluk ve geçimsizlikten dolayı 126 kişi intihar etti. Mezun olduktan sonra atanamayan İbrahim Kızıltoprak da işsizliğin kendisini bunalıma sürüklediğini söylüyor. 11 yıldır işsiz olduğunu dile getiren Kızıltoprak, ‘‘Yıllardır ailemle yaşıyorum. Onların eline bakıyorum. Güçlü bir ülkeyiz diyorlar. Neremiz güçlü? Gençlerin hepsi evde çürüdü. Hayal kurmaya korkuyoruz. Toplumla duygusal bağımı kopardım, fiziki bağımı da koparıp yurtdışına gitmek istiyorum’’ dedi.

 

Yüzlerce üniversite, milyonlarca genç işsiz

Öğrencilerin kendi illerinin dışına çıkmadan yükseköğrenim görebilmeleri için,1980'den beri ‘’Her ile bir üniversite’’ politikası uygulanıyor. Günümüzde ise her ilde bir üniversite var ve hatta bazı illerde birden çok üniversite mevcut. 2001’de 74 olan üniversite sayısı bugün 204. Yine 2001’de 1 buçuk milyon olan üniversiteli öğrencisi sayısı bugün 8 milyon. İstihdam koşulları oluşturulmadan diploma sayısının karşılıksız artması, diploma sahibi olmanın değerini düşürüyor. Mezun işsizler yanlış uygulanan siyasi, eğitim ve iktisadi politikaların kurbanı olarak hayatlarını devam ettirmeye çalışıyor.

 

‘’Dımdızlak ortada kaldım’’

İstanbul Bahçelievler'de oturan 33 yaşındaki İbrahim Kızıltoprak memleketi Diyarbakır'dan Aydın'a üniversite okumaya gitmiş. 4 yıllık İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nden (İİBF) mezun olan Kızıltoprak, eğitim süresi boyunca ailesinden maddi manevi destek görmüş. Kızıltoprak, zamanının çoğunu kitap okumak ve dünyadaki gelişmeleri anlamaya yönelik faaliyetleri takip ederek geçirdiğini belirtti. Meslek sahibi olamadığı için evlenmediğini ve ailesini ile yaşamaya devam ettiğini aktaran Kızıltoprak, sözlerini şöyle sürdürdü: ‘‘Mezuniyetimin üzerinden 11 yıl geçti.  Okula gittiğim her gün, bir gün mezun olup istediğim mesleği keyifle yapacağımı hayal ediyordum. Bu beni derslerime motive ediyordu. Önümdeki engelleri aşmak için sürekli çalıştım, didindim. Ortalama yaşam süren bir ailenin evladıyım. Ankara'da dayım, herhangi bir kurumda da bir torpilim olmadığı için dımdızlak ortada kaldım. Emeğimize göre değil, tanıdıklarımıza göre değer veriliyormuş demek ki. Bunu kabullenmek zor oldu ama artık kabul ediyorum’’ şeklinde sitem etti.  

 

‘‘Torpil bulmak için…’’

Özel sektörlerin sürekli ‘‘emek sömürüsü’’ ile gündeme geldiğini ve bundan dolayı da özel sektörde çalışmaya yanaşmadığını aktaran Kızıltoprak, ‘‘Mezun olmadan önce bile KPSS sınavına çalışıyordum. 80 puan almama rağmen atanamadım. Eğer atanmak için sınavlara harcadığım emeği torpil bulmak için harcasaydım, bugün işi gücü olan, kendini topluma ait hisseden birisi olabilirdim’’ dedi.

‘‘Yurtdışına gitmek istiyorum’’

İşsizliğin kendisini çeşitli psikolojik sıkıntılara sevk ettiğini belirten Kızıltoprak, Türkiye’deki koşulların insanca yaşam için yetersiz olduğunu savundu. Fırsatını bulur bulmaz yurtdışına gitmek niyetinde olduğunu sözlerine ekleyen Kızıltoprak, içinde bulunduğu duygu durumunu şöyle aktardı: ‘‘Yıllardır ailemle yaşıyorum. Onların eline bakıyorum. Güçlü bir ülkeyiz diyorlar. Neremiz güçlü? Gençlerin hepsi evde çürüdü. Hayal kurmaya korkuyoruz. Toplumla duygusal bağımı kopardım, fiziki bağımı da koparıp yurtdışına gitmek istiyorum. Bu sistemde iş sahibi olmanın başlıca ilkesi yalakalıksa ben bu furyaya katılmak istemiyorum. Gençken ve sağlıklı iken bu sistem ile başa çıkamıyorken, yaşlanınca ben ne yapacağım? Aptal yerine konulmadığım, üreten ve değer gören bir yerde konum almak istiyorum. Bu yüzden yurtdışını tercih ediyorum. Fırsatını bulduğumda da çekip gideceğim.’’
 

twitter takip