Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), 5’inci Olağan Büyük Kongresi’ni Ankara Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde gerçekleştirdi.
Yasal zorunluluk nedeniyle düzenlenen kongreye DEM Parti milletvekilleri ile il ve ilçe örgütlerinden üyeler katıldı. Kongrenin niteliği nedeniyle diğer siyasi partilere davet gönderilmedi.
Hatimoğulları ve Bakırhan yeniden seçildi
Kongrede yapılan seçimde Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, geçerli 535 oyun tamamını alarak yeniden DEM Parti Eş Genel Başkanlığına seçildi.
Parti Meclisi, Merkez Disiplin Kurulu ve Uzlaşma Kurulu’nun asil ve yedek üyeleri de kongrede belirlendi.
Öcalan, Demirtaş ve Yüksekdağ’a selam
Açılış konuşmasını yapan Tülay Hatimoğulları, Figen Yüksekdağ, Selahattin Demirtaş, Ayşe Gökkan ve Leyla Güven’in de aralarında bulunduğu cezaevindeki isimlere selam gönderdi. Hatimoğulları, Abdullah Öcalan için de “barışın ve demokratik toplumun kapısını aralayan” ifadesini kullandı.
Konuşmasının önemli bölümünü Kürt meselesi ve devam eden sürece ayıran Hatimoğulları, silahların susmasının demokratik siyasetin önünü açtığını savundu.
“Barış silahların susmasından çok daha büyük”
Hatimoğulları, kalıcı barış için yalnızca silahların susmasının yeterli olmadığını belirterek, “Barışı silahların susmasından çok daha büyük bir şekilde düşünmeli ve değerlendirmeliyiz” dedi.
TBMM’de 10 Ağustos’ta kabul edilen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’u önemsediklerini ancak eksikleri bulunduğunu söyleyen Hatimoğulları, hiçbir yasal düzenlemenin tek başına toplumsal barışı sağlayamayacağını ifade etti.
“Bu bir eşik kongresi”
Hatimoğulları, kongreyi partinin yeni döneme hazırlanması açısından bir “eşik kongresi” olarak nitelendirdi. Kürt meselesinin yeni bir evreye girdiğini söyleyen Hatimoğulları, DEM Parti’nin de kendisini yeni döneme göre yenilemesi gerektiğini belirtti.
DEM Parti’de daha kapsamlı değişim ve yeniden yapılanmanın ise 2027 baharında yapılması planlanan yeni kongrede gündeme gelmesi bekleniyor. Bu kongrenin, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’un uygulanma süreciyle eşgüdümlü gerçekleştirilmesi öngörülüyor.